ABDÜLHAMİD I. ; ( 20 Mart 1725 - 7 Nisan 1789 )
Babası Ahmed III.,Annesi Rabia Şermi kadındır.Ağabeyi
Mustafa III.'ün yerine tahta çıkıncaya kadar olan yaşamını sarayda göz
hapsinde geçirmiş ve 21 Ocak 1774 yılında tahta çıkmıştır.Modern bir
ordu kurmak için çaba sarfetmiş ve özellikle Topçu,Lağımcı ve Humbaracı
sınıfının eğitimine önem vermiştir.Donanma Cezayirli Gazi Hasan Paşa
önderliğinde güçlendirilmiştir.Mühendishane-i Bahr-i Hümayun (Deniz
Mühendisliği) onun zamanında kurulmuştur.Kafkas halkını Osmanlı lehine
çevirmek için uğraş vermiştir. 1787 yılında Avusturya-Rus ittifakına
karşı savaşa girmiş ve Sırbistan cephesinde Avusturyalılara karşı
başarılar kazanmışsada Rus cephesindeki savaşta ağır yenilgiler
almıştır.Rus'ların kuşattığı Özi kalesinin düştüğü haberi kendisine
ulaşınca felç geçirerek kısa süre sonra ölmüştür.
ABDÜLHAMİD II. ; ( 21 Eylül 1842 - 10 Şubat 1918 )
Babası Abdülmecid,Annesi Tirimüjgan kadındır. 31 Ağustos
1876 yılında Murad IV.'ün yerine tahta çıkarılmıştır. Aynı yıl 23
Aralık 1876 'da Kanuni Esasi'yi ilan etmiş ve 1.Meşrutiyet dönemi
başlamıştır.1877 ve 1878 yıllarında ilk Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı
toplanmıştır. 1877 yılında çıkan ve 10 ay süren Rus harbinde Osmanlı
orduları yenik düşmüş ve Ayastefanos ( Yeşilköy ) antlaşması ile
Balkanlar ve Doğu Anadolu elden çıkmıştır. Haziran 1878'de Kıbrıs
İngilizlere bırakılmıştır.Tunus 1881'de Fransızların,Mısır 1882'de
İngilizlerin ve Doğu Trakya 1885'de Bulgarların eline geçmiştir. 20
Aralık 1881 yılında dış borçlar ödenemez hale gelince alacaklı
devletlere imparatorluk sınırları içinde alacaklarına karşılık vergi
toplama yetkisi veren Düyun-ı Umumiye kanununu çıkarmak zorunda
kalmıştır.1889 yılında kurulan İttihat ve Terakki cemiyetinin baskıları
sonucunda 24Temmuz 1908'de Kanuni Esasi'yi yeniden ilan etmiş ve
2.meşrutiyet devri başlamıştır. Ancak bu olay huzuru sağlamaya yetmemiş
ve 31 Mart 1909 yılında şiddetli bir ayaklanma
başgöstermiştir.Selanikten gelen hareket ordusu 23/24 Nisan günlerinde
istanbul'a girerek ayaklanmayı bastırmıştır.Abdülhamid II 'de 27 Nisan
günü tahttan indirilerek Selaniğe sürülmüş,1912 yılında tekrar
İstanbul'a getirilerek ölümüne dek Beylerbeyi sarayında göz hapsinde
tutulmuştur.
AHMED I. ; ( 8 Nisan 1590 - 22 Kasım 1617 )
Babası Mehmed,III annesi Handan Sultandır. 21 Aralık 1603
tarihinde tahta çıkan Ahmed,I Fatih Sultan Mehmed'in çıkarttığı
Saltanat Veraseti kanununu değiştirerek tahtın babadan oğula değil en
yaşlı şehzadeye geçmesi kuralını getirmiş ve kendisi tahta çıkınca
kardeşlerini öldürtmemiştir.Döneminde Lala Mehmet Paşa Estergon
kalesini fethedip Macaristan cephesinde başarı kazanmış ancak Sinan
Paşa 1604 yılında İran cephesinde yenik düşmüştür. 1607 ve 1609
yıllarında Anadoluda çıkan celali isyanları Kuyucu Murad Paşa
tarafından bastırılmış-tır.Ahmed,I'in İranla giriştiği mücadelede 1609
yılında Nasuh Paşa,1616 yılındada Sadrazam Öküz Mehmet Paşa İran
ordularına yenik düşmüşlerdir.Doğu cephesindeki bu yenilgilere rağmen
donanma Ege ve orta Akdenizde egemenliği ele geçirmiştir.Ahmed,I
İstanbul'un imarına önem vermiş ve Sultan Ahmed cami ve külliyesi ile
şehir içi yolları ve su kanalları yaptırmıştır.
AHMED III. ; ( 30 Aralık 1673 - 1 Temmuz 1736 )
Babası Mehmed,IV annesi Râbia Gülnuş Emetullah
Sultan'dır.Babası Mehmed,IV tahttan indirilip yerine ağabeyi Mustafa,II
tahta çıkarılınca 16 yıl sarayda göz hapsinde tutulmuş ve
Mustafa,II'nin tahttan indirilmesi ile 22 Ağustos 1703 tarihinde
Edirne'de padişah ilan edilmiştir. 1711yılında Rusya seferine
gönderdiği Baltacı Mehmet Paşanın imzaladığı Prut antlaşması
beğenilmeyince Paşayı sürgüne göndermiştir. 1715 yılında Mora ve Girit
venediklilerden alınmıştır. 1718 yılında sadrazam olarak Nevşehirli
Damat İbrahim Paşa'yı görevlendirmiştir.Pasarofça antlaşması ile
ruslarla barış sağlanmış Dağıstan ve Bakü sorunu anlaşma ile
çözümlenmiş, İran sınır boylarında başarılar kazanılmış ve Tebriz
alınmıştı.Bütün bu başarılar sırasında İstanbul'da Damat İbrahim
Paşa'nın öncülüğünde lale devri yaşanıyordu,ancak 1727 yılından
itibaren İran'da durumun osmanlılar aleyhine dönmesi ile başlayan
hoşnutsuzluklar giderek tırmanmış ve 1730 yılında gelişen Patrona Halil
ayaklanması ile sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa öldürülmüş ve
Ahmed,III tahttan indirilerek yerine yeğeni Mahmud,I tahta
çıkarılmıştır.Ahmed,III dönemi şehrin imarına ve sanata önem verilen
bir dönem olmuş,ilk devlet matbaası bu dönemde açılmıştır.Ahmed,III
döneminde su tesisleri ve çeşme yapımındada büyük işler başarılmıştır.
BAYEZID II. ; ( Aralık 1447 / Ocak 1448 - 26 Mayıs 1512 )
Fatih Sultan Mehmed'in oğludur.Fatih'in ölümü üzerine tahta
çıkmış ancak kardeşi Cem sultan ile uzun yıllar taht mücadelesi yapmak
zorunda kalmıştır.1484 senesinde Tuna ve Dinyester civarındaki çok
sayıda kaleyi feth etmiş, Venediklilerle1499/1503 yılları arasında
yaşanan savaşları kazanarak Adriyatik sahillerini ele
geçirmiştir.Safevilerin Anadoluda kışkırttığı şii isyanları ile uzun
süre uğraşmış ve 1511 yılında Kütahyayı ele geçiren isyancıları
güçlüklede olsa bastırmıştır.Aynı yıl taht kavgasına girişen oğulları
Korkud,Ahmed ve Selim ilede mücadele etmek zorunda kalmıştır.Ahmedinde
yardımı ile,Kırım hanından destek alarak çorluya kadar gelmiş olan oğlu
Selim ile yaptığı savaşı kazanmış ancak bu savaştan sonra Anadolunun
bir bölümünü denetimi altına alan oğlu Ahmed'in İran şahı İsmailden
destek alıp devletin başına iş açmasından korkarak Selim'i kırımdan
çağırtarak tahtı ona teslim etmiştir. Bayezıd II. padişahlığı süresince
yeniçeri ocağını ve tersaneyi genişletmiş ve kalyon yapımını başlatmış,
imar olayına büyük önem vererek Edirne,İstanbul ve Amasya'da
külliyeler,cami,medrese ve köprüler yaptırmıştır.
CEZAYİRLİ KAPTAN GAZİ HASAN PAŞA ; ( ? - 30 Mart 1790)
Yeniçeri ocağında iken 1731 yılında Rusya ve Avusturya
seferlerine katılmış ve sonra Cezayir'e gitmiştir.Burada cesareti ile
ünlenmiş ve Tlemsen sancakbeyi olmuştur.1760 yılında İstanbul'a gelen
Hasan Paşa 1766 yılında kaptan olmuştur.1770 yılında Çeşme'deki Rus
baskınında yenilmiş ancak Rus amiral gemisini yakmayı başardığı çin
Beylerbeyi rütbesi ile Çanakkale Boğaz muhafızlığına getirilmiştir.1770
yılında Limni adasını Rus işgalinden kurtarmış ve aynı yıl Kaptan-ı
Derya olarak donanmanın başına getirilmiştir.1773 yılında tekrar
Çanakkale Boğaz muhafızlığına sonrada Rusçuk seraskerliğine getirilmiş
ve 1774 yılında yeniden Kaptan-ı Deya olmuş ve 15 yıl bu görevi
sürdürmüştür.Abdülhamid,I'i etkileyerek Deniz Mühendisliği mektebini (
Mühendishane-i Bahri-i Hümayun ) kurdurmuş ve donanmayı yeniden
oluşturmuştur.Akkâ ve Mısır'daki iç isyanları bastırmış olan Hasan Paşa
Selim,III tahta çıkınca Kaptan-ı Deryalıktan alınarak 1789 yılında
Romanyadaki İsmail kalesi seraskerliğine atanmıştır.1789 yılında İsmail
kalesini kuşatan Rus ordusunu bozguna uğratınca 23 Kasım 1789 tarihinde
sadrazamlık görevine getirilmiş ve Rumeli orduları komutanı ilan
edilmiş ancak yeni görevine başlamak için gittiği Şumnu'da hastalanarak
vefat etmiştir.Yavru iken alıp büyüttüğü bir aslanı kendisine alıştımış
ve devamlı yanında gezdirmiştir.İstanbul'un su tesislerine kendi
serveti ile büyük katkılar yapmış olan Hasan Paşa
Boğaz'da,Kasımpaşa'da,Ege kıyılarında ve Ege adalarında çok sayıda
çeşme yaptırmıştır.Kalyoncular içinde yine kendi serveti ile bir kışla
inşa ettirmiştir.
HATİCE TURHAN SULTAN ; ( 1627 - 5 Haziran 1683 )
Slav kökenli olan Turhan sultan 1639 yılında 12 yaşında
iken Kırımlı akıncılara tutsak düşmüş ve 1641 yılında Kösem Sultan'a
armağan edilmiştir. Kösem Sultan oğlu İbrahime Turhan Sultan'ı cariye
olarak vermiş ancak,Turhan Sultan kısa sürede İbrahim'in gözdesi
olmuştur. Turhan Sultanın oğlu Mehmed IV. ( Avcı Mehmed ) 6 yaşında
tahta çıktığı sırada saltanat naibi olan Kösem Sultan ile arası
açılmıştır. Kösem Sultanın Mehmed IV.'ü zehirletip yerine başkasını
tahta geçirme planları yaptığını öğrenince Eylül 1651yılında ani bir
baskınla Kösem Sultanı boğdurmuş ve 1651-1656 yılları arasında saltanat
naib'i olarak yönetimi ele geçirmiştir. Çıkan ayaklanmalar ve
Venediklilere kaybedilen savaş sonucunda yönetimi özel şartlarla
sadrazamlığa getirdiği Köprülü Mehmed Paşa'ya bırakmak zorunda
kalmıştır.Naib olarak görev yaptığı sırada Çanakkale boğazına kale
yaptırmıştır.
HEKİMOĞLU ALİ PAŞA ; ( 1688 - 1757 )
1693 senesinde hekimbaşı olan Nuh Efendinin
oğludur.Silahşör,Kapıcıbaşı,Zile Voyvodası, Rumeli Beylerbeyi,
Adana,Halep ve Anadolu valiliği,Tebriz Seraskerliği görevlerinde
bulunmuş ve 1731 senesinde sadrazam olmuştur. Sonra sadrazamlıktan
alınmış ve Midilli'ye İzam yapılmış daha sonrada Kandiye valiliğine
getirilmiştir.1736 yılında Bosna'ya daha sonrada Mısır ve yeniden
Anadolu valiliğine getirilmiş ve 1742 yılında tekrar sadrazam olmuştur.
Ancak İran seferini tehir ettiği için yeniden azledilen ve Midilli'ye
sürülen Ali Paşa sonradan affa uğramış ve sırası ile
Kandiye,Bosna,Halep valiliği,1746 yılında Kars seraskeri ve tekrar
Anadolu valiliği görevlerine getirilmiştir.Daha sonra sırası ile
Bosna,Özi,Vidin,Trabzon ve Anadolu valisi olmuş ve 1754 yılında üçüncü
defa sadrazam yapılmış ancak kısa süre sonra yine azledilmiş ve önce
Magosa'ya sanra Rodos'a sürülmüştür.1755 yılında tekrar affedilmiş ve
önce Mısır sonrada Anadolu valiliğine getirilmiştir.Cömert,adaleti
seven ve hukuka saygılı bir kişiliği olan Ali Paşa kendi adına bir cami
ile çok sayıda hayır eseri ve çeşme yaptırmıştır.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN ; ( 1494/1945 - 6 Eylül 1566 )
Babası Selim I. (Yavuz) Annesi Hafsa sultandır.1520 - 1566
yılları arasında 47 yıl saltanat sürmüştür.1510 yılında Şebinkarahisar
sancak beyi olan Kanuni,daha sonra Bolu ve Kefe sancak beyliğine
getirilmiştir.1512 yılında babası Selim tahta çıktıktan sonra
kardeşleri Korkud ve Ahmed ile mücadele etmek için anadoluya geçince
onun yerine İstanbulda saltanat naibliği yapmıştır.1513 yılında Manisa
sancak beyliğine getirilmiş,Babası Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran
ve 1517 Mısır seferleri sırasında Edirnede güvenliği
sağlamıştır.Selim'in ölümü üzerine 1 Ekim 1520'de tahta
çıkmıştır.Beyrut,Mısır ve Şam'daki isyanlarla Anadoluda çıkan ve
Sivas,Amasya,Tokat'a yayılan celali isyanlarını bastırmıştır.Avusturya
ve Macaristan'a düzenlediği çok sayıdaki seferi zaferlerle
tamamlamış,Doğuya düzenlediği seferler ilede
Bağdat,Tebriz,Van,Nahçıvan,Erivan ve Karabağı ele geçirmiştir.Preveze
deniz savaşı ile haçlı donanması yok edilmiş ve Akdenizde üstünlük
Osmanlı Devletine geçmiştir.1566 yılında Zigetvar kalesini kuşatan
Kanuni kale feth edilmek üzere iken vefat etmiştir. Kanunname-i Âl-i
Osman adı altında çıkardığı kanunlarla vergi,ceza,kıyafet,pazar düzeni
ve askeri konularda yeni düzenlemeler getirmiştir.İmar hareketlerine
çok önem vermiş ve Kırkçeşme suyu tesisleri ile çok sayıda
cami,külliye,medrese,kale ve hayır eserleri yaptırmış ve döneminin
mimar,mühendis,bilgin ve sanatçılarına sahip çıkmıştır.
KOCA YUSUF PAŞA ; ( ? - Haziran 1800 )
Tersanede köle iken azad edilmiş ve Cezayirli Kaptan Gazi
Hasan Paşa'nın hizmetine girmiştir.Hasan Paşa'ya Haznedar,Kapı
Kethüdası ve Kapıcıbaşı olarak hizmet vermiştir.1785 yılında Mora
Beylerbeyi ve 1786 yılındada Sadrazam olmuştur.Aynı yıl ordusu ile
Avusturyalılara yenilince Selim,III tarafından azledilerek Vidin
Seraskerliğine tayin edilmiştir.1790 yılında Bosna Beylerbeyi ve 1791
yılında tekrar Sadrazam oldu ve 1787 yılından beri devam eden Rus
harbini yaş antlaşmasını imzalayarak sona erdirdi.Selim,III'ün islahat
hareketlerine karşı çıkmış ve bunun üzerine 1792 yılında Sadrazamlıktan
alınmış ve önce Trabzon sonrada Cidde'ye Beylerbeyi olarak atanmıştır.
MAHMUD I. ; ( 2 Ağustos 1696 - 13 Aralık 1754 )
Babası Mustafa,II olan Mahmud,I Patrona Halil ayaklanması
sonucunda 12 Ekim 1730 tarihinde tahta çıkarılmış olmasına rağmen ilk
iş olarak Patrona Halil ve diğer elebaşların öldürtmüştür.1731 yılında
Taksim suyu tesislerini yaptırdığı sırada çıkan yeniçeri isyanlarınıda
bastırmıştır.Avusturya,Rus ve İran orduları ile çok sayıda savaşa
girmiş ve Avusturya ile Rusyaya karşı kesin üstünlük sağlamış İran ile
girdiği mücadeleyi ise 1639 tarihli Kasr-ı Şirin anlaşmasını teyid eden
anlaşma ile tamamlamıştır.Mahmud,I lale devrinde başlayan imar ve
yenilik hareketlerini devam ettirmiştir.
MAHMUD II. ; ( 20 Temmuz 1785 - 1 Temmuz 1839 )
Babası Abdülhamid,I olan Mahmud,II'yi üvey annesi Nakşedil
Valide sultan ve padişah olan amcası Selim,III yetiştirmiştir.1807
yılında meydana gelen Kabakçı Mustafa ayaklanması ile tahta çıkarılan
Mustafa,IV,Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşanın ordusu ile İstanbul'a
gelip sarayı kuşatması sonucunda tahttan indirilmiş ve yerine 28 Temmuz
1808 tarihinde Mahmud,II tahta çıkarılmıştır.Mahmud,II yenilik
hareketlerini devam ettirmiş ve yeniçeri ocağını kaldırmak için
Sekban-ı cedid adlı yeni bir ordu kurmuştur.Yeniçeriler başkaldırınca
bu orduyu lav etmiş ancak 1826 yılında Vaka-i Hayriye diye anılan
olayla yeniçeri isyanını kanlı bir şekilde bastırmış ve kışlalarını
topa tutarak yeniçeri ocağını tamamen ortadan kaldırarak yeni bir ordu
kur- muştur.İlköğretimi zorunlu hale getiren ilk padişahtır.İlk tıp
okulu olan Tıbhane-i Amire'yi öğrenime açmış,tercüme odası kurarak
yabancı eserleri türkçeye çevirtmiş,ilk türkçe gazete olan Takvim-i
Vekayi'nin çıkarılmasına öncülük etmiştir.Geleneksel Divan'ı kaldırıp
yerine bakanlar kurulunu ( Heyet-i Vükela ) oluşturmuş,İtfaiye ve posta
teşkilatlarını kurmuş,Mızıka-yı Hümayun'u kurup batı müziğinin
girmesine katkıda bulunmuş,ilk pasaport uygulamasını başlatmış ve ilk
nüfus sayımını yaptırmıştır.Usta bir hattat olan Mahmud,II tambur ve
ney çalan,besteler yapan ve Adli mahlası ile şiirler yazan sanatkar
ruhlu bir padişahtı.Su tesisleri ve çeşmeler inşaasında önemli işler
başarmıştır.
MAHPEYKER KÖSEM SULTAN ; ( 1590 - 3 Eylül 1651)
Rum yada Boşnak asıllı olan Kösem sultan küçük yaşta cariye
olarak girdiği sarayda 14 yaşında iken Ahmed,I ile evlenip sarayın en
güçlü kadını olmuştur.Ayşe ve Fatma sultanlarla,Murat,İbrahim ve
Süleyman adlı şehzadeleri doğurmuştur.Ahmed,I ölünce tahta veliaht olan
Osman'ın yerine akli dengesi bozuk Mustafa,I'in çıkarılmasında rol
oynamış (1617/18),Osman,II tahta çıkınca 1618-1622 yılları arasında
saraydan uzaklaştırılmış ancak 1622/23 yılında İbrahim yeniden tahta
çıkarılınca tekrar saraya dönmüştür.1623 yılında oğlu Murad,IV henüz
onbir yaşında tahta çıkarılınca hem Valide Sultan hemde saltanat naibi
olarak 1632 yılına kadar 9 yıl boyunca devleti idare etmiştir.Daha
sonra Murad,IV 1640 yılına kadar annesi Kösem Sultanı devlet işlerinden
uzak tutmaya çalışmış ancak 1640 yılında Murad,IV ölüp yerine Kösem
Sultanın diğer oğlu İbrahim geçince 1648 yılına kadar devlet işlerinde
yine çok etkili olmuştur.İbrahim 1648 yılında tahttan indirilip yerine
torunu Mehmed,IV geçince devlet işlerine tekrar egemen olmak
istemişsede Mehmed,IV'ün annesi Hatice Turhan Valide Sultan tarafından
1651 yılında boğdurularak öldürülmüştür.
MEHMED II , ( FATİH ) ; ( 30 Mart 1432 - 3 Mayıs 1481 )
Murad,II'nin oğlu olan Fatih 1444-46 ve 1451-1481 yılları
arasında iki dönem padişahlık yapmıştır. İstanbul'u feth etmek için
boğaza Rumeli Hisarını yaptırmış, ilk kez havan topu döktürmüş ve çok
büyük toplar yaptırmıştır.1453 yılında İstanbul'u feth etmiş ve kenti
geliştirmek için ülkenin her tarafından esnaf ve sanatkarları zorunlu
olarak getirterek rumlardan boşalan evlere yerleştirmiş ve onlara
dükkanlar ve hanlar yaptırıp gerektiğinde sermayede vere- rek şehri
hızla kalkındırmıştır. Ayasofyayı camiye çevirtmiş, Fatih cami ve
külliyesini yaptırmıştır.Yabancı bilginleri ve sanatkarları
getirtmiş,gayrimüslimleri dinlerinde serbest bırakıp dini
örgütlenmelrine müsade etmiştir.1459 yılında Sırbistanı,1460 yılında
Mora'yı, 1461 de Amasra'yı feth etmiştir.Sinop'u alarak Candaroğlu
Bey'liğine,Trabzonu alarak Rum Pontus devletine son vermiştir.1462
yılında Eflak ve Midilli adasını,1463 yılında Bosna Hersek'i feth
etmiş, 1466 yılında Konya ve Karamanı 1470 de Venedik'lilerden Eğriboz
adasını almış,1471 de Alanya'yı feth etmiş,1473 yılında Akkoyunlu
hükümdarı Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında mağlup edip Anadolu'nun
büyük bir kısmını ele geçirmiştir, 1475 de Kırım'ı topraklarına katmış
ve yine aynı yıl Arnavut'luğu ele geçirmiştir.1479 ve 1480 yıllarında
güney İtalya kıyılarında bazı yerleri ele geçirmiş ve 1481 yılında yeni
bir Anadolu seferine çıkarken İstanbul çıkışında hayatını kaybetmiştir.
MURAD III. ; ( 4 Temmuz 1546 - 16 Ocak 1595 )
Babası Selim II., annesi Nurbanu Sultandır. 22 Aralık
1574'te tahta çıktığında ilk iş olarak beş erkek kardeşini öldürtmüş ve
tahtının güvenliğini sağlamıştır. 1578 yılında İran üzerine sefer
düzenlemiş ve bu sefer ile Azerbeycan, Tiflis ve Nihavend'i Osmanlı
topraklarına katmıştır. Fas'ı işgal eden portekizlileride yenilgiye
uğratmıştır.1593 yılında Avusturya'ya savaş ilan etmiş ancak harp devam
ederken vefat etmiştir.Döneminde toprak kazanımları olmuşsada başta
yeniçeri ocağında olmak üzere devlet teşkilatında meydana gelen
yozlaşma sebebi ile devlet gerileme dönemine girmiştir.
MURAD IV. ; ( 27 Temmuz 1612 - 8 Şubat 1640 )
Babası Ahmed I. , Annesi Kösem Sultandır. Tahta çıktığında
11 yaşında olduğu için ülkeyi saltanat naib 'i olarak 9 yıl boyunca
annesi Kösem Sultan yönetmiştir.Ancak bu süre içinde sık sık ayaklanan
yeniçeriler ve sipahiler yönetimde etkili olmuştur.Şubat ve Mart 1632
senesinde ayaklanan yeniçerilere bazı tavizler vermiş ancak hemen
ardından yeniçerilerin sadrazam ilan ettiği Recep paşayı idam ettirerek
yeniçerileri sindirmiştir.Padişahlığı süresince çok sert tedbirler
uygulamış ve tütün ve alkollü içkiyi yasaklamıştır. Kahvehane ve
meyhaneleri kapattırmış ve karşı gelenleri idam ettirmiştir.1635
yılında Erivan ve Tebriz'i,1638 yılındada Bağdat'ı fethetmiştir.İran
ile sınırlarımızı belirleyen Kasr-ı Şirin antlaşması 1639 yılında
imzalanmıştır.Kırım,Bosna ve Arnavutluk'ta çıkan isyanlar ilede
uğraşmıştır.Sert mizaçlı olan Murad IV. rüşveti büyük ölçüde ortadan
kaldırmış ve devlet gelirlerini arttırmayı başarmıştır.İlk kez bir
şeyhülislam idam ettiren padişahta yine Murad IV.'tür.
MUSTAFA III. ; ( 28 Ocak 1717 - 21 Ocak 1774 )
Babası Ahmed III. ,annesi Mihrişah kadındır. Babası
Ahmed,III. tahttan indirildikten sonra Mahmud I. ve Osman III.
döneminde uzun süre sarayda göz hapsinde tutulmuştur. 30 Ekim 1575
yılında tahta çıkmıştır.Sadrazam Koca Ragıp Paşa ile birlikte iktisadi
alanda birçok düzenleme yaparak hazine gelirlerini artırmıştır.Yahudi
sarrafların çalışma şartlarını yeniden düzenlemiş,altın parayı yeniden
ayarlamış,ithalata gümrük vergisi koymuş ve kente göç edilmesini
yasaklamıştır.Kağıthanede yeni bir topçu ve istihkam okulu açtırmış (
1579 ), çok sayıda yeni savaş gemisi yaptırmıştır. Ruslara savaş açmış
ancak Tuna ve Kırım'da ağır yenilgiler alınıp toprak kaybedilmiş ve
cepheden gelen kötü haberler üzerine felç geçirerek ölmüştür. Süveyş'te
kanal açma fikrini ilk ortaya atan kişidir.
NAKŞEDİL VALİDE SULTAN ; ( Mari Eme )
Bir Fransız sömürgesi olan Martinik adasında doğup
büyümüştür.Babası bir fransız soylusu olan Mari Eme'nin teyzesinin kızı
olan Mari Roz ise sonradan Josephin adı ile Napolyonun eşi
olmuştur.Fransadan Martinik adasına giderken teknesi fırtınaya
yakalanmış ve bir İspanyol gemisi tarafından kurtarılmıştır.Ancak
ispanyol gemisinin kaptanı Mari Eme'yi Cezayirli korsan Baba Muhammed'e
teslim etmiştir. Osmanlı Padişahı Abdülhamid I. ile arası açık olan
korsan Baba Muhammed kendisini affettirmek için Mari Eme'yi padişaha
hediye olarak göndermiştir. Saraya 21 yaşında giren Mari Eme kısa
zamanda padişahın gözdesi olmuş ve onun 4.eşi olmuştur. Saraya
geldiğinde küçük bir çocuk olan şehzade Mahmud'u ( Mahmud II. ) bir
anne şefkati ile büyütmüş ve ona fransızca öğretmiştir.Sonradan tahta
çıkan Selim,III.ve Mahmud II.'nin yaptığı islahat hareketlerinde etkisi
olmuştur.
NEVŞEHİRLİ DAMAT İBRAHİM PAŞA ; ( 1670 - 1 Ekim 1730 )
Ezdin voyvodası Ali Ağa'nın oğlu olan İbrahim Paşa saraya
helvacı olarak girmiş,baltacı ve evkaf katibi olarak değişik görevler
yapmış ve buarada henüz şehzade olan Ahmed,III'ün yakın hizmetinde
bulunmuştur. Şehzade Ahmed tahta çıkınca 1703 yılında Darüssaade Ağası
yazıcısı olmuş ancak sadrazam Ali Paşa tarafından saraydan
uzaklaştırılmıştır. 1712 yılında yeniden sarayda vazife almış ve harem
dairesi muhasebecisi olmuştur.1715 yılında mevkufatçı olarak Mora
seferine katılmış ve 1716 yılındada vezir rütbesi ile Rikab Kaymakamı
olmuştur.1717 yılında sadrazam Ali Paşa'dan dul kalan Ahmed,III'ün kızı
Fatma sultanla evenmiş ve 1718 yılında sadrazam olmuştur. İbrahim Paşa
tulumbacı örgütünü ve devlet matbaasını kurmuş,çeviri ve bilim
kurulları oluşturarak çok sayıda yabancı eseri türkçeye
kazandırmıştır.Boğazda ve Haliç kıyılarında çok sayıda yalı,konak ve
saray yaptırtmış,mimarlıkta, müzikte ve sanatın diğer dallarında çok
sayıda yeni akımın doğmasına vesile olmuştur.Sadrazamlığı döneminde
1725 yılına kadar başarılı geçen İran seferlerinin olumlu etkileri 1730
yılında Nadir şahın Osmanlılara üstünlük sağlayıp kaybettiği toprakları
geri alması ve türklere karşı katliamlar yapması ile son bulmuş ve
yoksul halk ile yeniçeriler sonunda galeyana gelerek ayaklanmış ve
Patrona Halil ayaklanması ile Sadrazam İbrahim Paşa boğdurularak yeni
çerilere verilmiştir.Doğum yeri olan Muşkara'yı sadrazamlığı sırasında
baştan aşağı imar etmiş ve Nevşehir adını vermiştir.Bir çok hayır eseri
olan İbrahim Paşa Üsküdar'da bir su yolu ve çok sayıda çeşme
yaptırmıştır.
OSMAN II. ( Genç Osman ) ; ( 3 Kasım 1604 - 20 Mayıs 1622 )
Babası Ahmed I. ,annesi Mahfiruz Sultandır.Amcası Mustafa
I.'in yerine 26 Şubat 1618 yılında tahta çıkarılmıştır. Lehistan
seferine çıkmadan önce kardeşi Mehmed'i öldürtmesi hoşnutsuzluk
yaratmıştır.Hotin'e kadar ilerlemiş ancak büyük kayıplar vererek
seferden geri çekilmek zorunda kalmıştır.Yeniçeri ocağını düzene koymak
istemesi ve maaşlarında kısıntıya gitmesi,İlmiye teşkilatının
arpalıklarını azaltması,şeyhülislamın yetkilerini azaltması ve başkenti
Bursa'ya taşımak istemesi kendisine karşı olan hoşnutsuzluğu
arttırmıştır. Anadolu,Suriye ve Mısır'da ayrı bir ordu kurmaya çalışmış
ve hacca gitme bahanesi ile bu ordunun başına geçmeyi
tasarlamıştır.Ancak yeniçeriler niyetini anlayınca ayaklanarak hac
ziyaretinden vazgeçmesini ve bu işe önayak olanların kendilerine
verilmesini talep etmişlerdir.Genç Osman bu isteği red edince
yeniçeriler 19 mayıs 1622 de sarayın kapısına dayanmış ve kendisini
tahttan indirerek yeniden Mustafa I.'i tahta çıkarmışlardır.Genç Osman
ise ertesi gün 20 Mayıs 1622 yılında Yedikule zindanlarında
boğdurularak öldürülmüştür.
SELİM III. ; ( 24 Aralık 1761 - 28 Temmuz 1808 )
Babası Mustafa III. annesi Mihrişah sultandır.Babasının
ölümünden sonra tahta Abdülhamid,I. geçince 1774 - 1789 yılları
arasında sarayda göz hapsinde tutulmuştur. 7 Nisan 1789 yılında tahta
çıkmış ve 1787 yılından beri devam eden Osmanlı,Rus harbine 1792
yılında yaş antlaşması ile son vermiştir.1792'de uzmanlardan
oluşturduğu Meclis-i Meşveret'in hazırladığı 72 maddelik islahat
programını uygulamaya koymuş,Nizamı cedid adında yeni bir ordu
kurmuş,yabancı ülkelerde elçilikler açmış ve taşra yönetimini yeniden
düzenlemiştir.Topçu ve istihkam subayı yetiştirmek üzere Mühendishane-i
Berr-i Humayun adlı askeri okulu kurmuş,Selimiye kışlasını yaptırmış ve
onanmayı modernize etmiştir.1805 yılında Balkanlardaki askeri birlikler
üzerindede bir takım reformlar yapmaya başlamış ancak bu durumdan
rahatsız olan yeniçerilerin ayaklanması sonucunda bu reformlardan
vazgeçerek reformcu danışmanlarınında görevlerine son vermek zorunda
kalmıştır. 1807 yılındaki Kabakçı Mustafa ayaklanması ile reformlardan
tamamen vazgeçmiş ancak tahttan indirilmekten kurtulamamış ve sarayda
hapsedilmiştir.Kendisini kurtarıp yeniden tahta çıkarmak isteyen Rusçuk
ayanı Alemdar Mustafa Paşa ordusu ile sarayın kapısına kadar gelince
amcası Mustafa IV. tarafından boğdurulmuştur. Çocukluğunda iyi bir
müzik,hat ve edebiyat eğitimi almış olan Selim III. şair ve bestekardı
ve 14 yeni makam geliştirmişti.Özellikle Nevakûrdi, Evcârâ ve Şevkefzâ
makamları çok beğeni kazanmıştır.Günümüze ulaşmış 60 kadar bestesi olan
Selim III.'ün "ilhami"mahlası ile yazdığı şiirler bir divan'da
toplanmıştır.
0 yorum yazılmıştır